Soru:Hocam, Sakal bırakılırken eşimizden izin almak gerekir mi? Bıyık kazımanın mahiyeti nedir? Allah'a emanet olun.
Cevap: Peygamberimizin birtakım sünnetleri vardır ki, bunlar, onun fıtrî muameleleri şeklindedir. Giyinip kuşanması, yeyip içmesi, vücudunun bakımı ve temizliği bu kabildendir. Bunların birçoğu muaşeret kaideleri sınıfına girmektedir. Mü'minler ise, bu sünnetlere uymakla hareketlerini nurlandırmış olurlar.
İşte bu fıtrî sünnetlerden bir kısmını Hz. Âişe validemiz Resul-i Ekrem Efendimizden şöyle rivayet etmektedir :
«On şey fıtrattandır (yaratılıştan olması gereken âdetlerdendir) : bıyığı kısaltmak, sakalı bırakmak, misvak kullanmak, buruna su çekmek, tırnakları kesmek, parmak aralarını yıkamak, koltuk altını temizlemek, etek tıraşı olmak, istinca ve istibra.»(Müslim, Tahare : 56; Neseî, Zinet:1)
Bahsi geçen sünnetler içinde sakal bırakmak ve bıyıkları kısaltmak dış görünüş itibarıyla ayrı bir hususiyet taşımaktadır. Sevgili Peygamberimiz «Sakalı bırakın ve bıyıklarınızı kısaltın» derken «Müşriklere muhalefet edin»(Buhari, Libas: 64.) buyurmakla da hikmet cihetini belirtmektedirler. Çünkü müşrikler sakallarını kesip bıyıklarını alabildiğine uzatırlardı.
Sakal bırakan kimselerin, sünnete göre bakımını yapmaları, sünnete hürmetin ifadesi olur. Bıyık meselesinde ise dinî ölçü, kılların üst dudağı kaplamaması, bıyığın herkesin kendi kaşının kılları uzunduğunda olması ve dudak hizasını geçmemesidir. "Bıyıkları kısaltın" hadisine uyan âlimler bıyıklarını ciltleri görünecek kadar kısaltmışlardır.
Sakal bırakma konusunda hanımın izni aile içi tatsızlık çıkmaması adına önemlidir. Zira sakal bırakmak sünnet iken aile huzuru bu sünnetten daha önemlidir. Ancak bir kimse hanımından izin almadan sakal bırakırsa da günah işlemiş olmaz, izin alma mecburiyeti yoktur. Hanımınızdan izin aldığınız halde sonradan hanımınızın, sakalınızı kesme isteğinde bulunama hakkı yoktur. Ahirette davacı olmak gibi bir durum da söz konusu değildir.
Bıyık bırakmak fıtratı (yaratılışı) korumak olduğu için faziletlidir. Nitekim bazı müçtehidlere göre bıyığı tamamen kesmek mekruhtur. Bıyıkla ilgili hadisler bıyığın kısaltılmasıyla ilgilidir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) Tirmizî'nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifte: "Bıyığını kısaltmayan bizden değildir" (Tirmizî, Edeb, 6) buyurmuştur. Bıyıklar üst dudağın kırmızılığı görülecek şekilde kısaltılmalıdır. Bıyık için alimlerimizden bazıları, kesilmemesi ve sadece dudak uçlarından kısaltılması gerektiğini savunurlarken; bazı alimlerimiz ise, kadınlara veya müşriklere benzemek düşüncesi olmaksızın bıyıkların kazınmasını caiz, hatta efdal görürler.
Sakal bırakan kimselerin, sünnete göre bakımını yapmaları, sünnete hürmetin ifadesi olur. Bıyık meselesinde ise dinî ölçü, kılların üst dudağı kaplamaması, bıyığın herkesin kendi kaşının kılları uzunluğunda olması ve dudak hizasını geçmemesidir. “Bıyıkları kısaltın” hadisine uyan âlimler bıyıklarını ciltleri görünecek kadar kısaltmışlardır.
Netice olarak şunu söleyebiliriz; şayet sakal bırakılmış ise bıyığın olup olmamasının dinen bir sakıncası yoktur. Eğer sakal yok ise, bıyığın bırakılması daha uygun olanıdır.
Bu sünneti işlemeye taraftar olmak, işleyenleri tebrik etmek, onlara hürmet etmek İslâmî bir davranış olduğu gibi, bırakamayanları veya bir mazeretinden dolayı terk edenleri de hor görüp küçük düşürücü konuşmak, büyük bir İslâmî eksiklikmiş gibi değerlendirmek de normal bir hareket değildir. Hele bu meseleden dolayı Müslümanlar arasındaki birlik ve kardeşlik bağlarına zarar vermek, şuurlu Müslümanın yapacağı işlerden değildir. |